Suriye’de Son Perde –  Ankara Haber

S

uriye muhalefetinin silahlı grupları, askeri operasyonlar sırasında birkaç gün içinde Esad rejimini devirmeyi ve Suriye siyasi sahnesinde elli yılı aşkın süredir devam eden perdeyi indirmeyi başardı. Burada Suriye’de istikrarın geleceğine ilişkin pek çok soru ortaya çıkıyor.

Rejimin kolay devrilmesi, iktidarı ele geçiren güçlerin Suriye’de istikrarın sağlanmasındaki görevinin kolay olacağı anlamına mı geliyor?

Geleceğin siyasi denklemi nasıl yazılacak ve Suriye’de çeşitli ırk, milliyet ve mezheplerin siyasi sürece katılımı nasıl olacak?

Suriye’deki gelişmelere ilişkin soruları Suriye Türkmen Milli Hareket Partisi Başkanı  Sayın Ziyad Hasan yanıtlıyor.

 

Suriye’de bundan sonraki siyasi süreci nasıl görüyorsunuz? 

Suriye’de yaşanan 13 yıllık savaş, günümüz dünyasının en cani diktatörünün düşmesiyle son buldu, bu gelişme Suriyeliler için ne kadar sevindirici ve umut verici olsa da, bundan sonraki süreç bizim için daha zor ve meşakkatli olacaktır, zira 61 yıl devam Baas tasallutu, ve 53 yıllık Esed iktidarı, Suriye’nin altyapısını tamam çökertmiş, kaynaklarını tüketmiş, ve insanlarını perişan etmiştir.

Bu ekonomik sorunların yanında, önümüzde son derece önemli bir siyasi restorasyon süreciyle karşı karşıyayız, bu siyasi sürecin en önemli gündem maddesi şüphesiz ki yeni ana yasa hazırlama konusudur, nitekim bu süreç rejimin taraf olduğu Cenevre görüşmelerinde ele alınmış, fakat rejimin uzlaşmaya yanaşmaz tavrı yüzünden akamete uğramıştı, şimdi bu çalışmalar rejim olmadan yeniden başlayacak ve çok tartışmaların yaşanacağı bir zeminde ilerleyeceğini düşünüyorum.

Özetle, silahların sustuğu Suriye’de, gündem sıcaklığını ve yoğunluğunu korumaya devam edecek.

 

Suriye Türkmen Milli Harekat partisi başkanı olarak  ,Suriye’deki çeşitli etnik ve milliyetleri kapsayan bir hükümet aracılığıyla siyasi denklemin yazılması için Suriye’de izlenecek siyasi temeller nelerdir? 

Suriye farklı dinlerin, mezheplerin, ve etnik gurupların yaşadığı bir ülke, Suriye rejimi onlarca yıldan beri tüm kesimlere zulüm ve işkenceler uygulayarak iktidarını devam ettiriyordu, ancak bu metodun çok yanlış olduğunu ve yıkıcı sonuçlarını tüm dünya geçen 13 yıl zarfında görmüş oldu. Suriye’nin bundan sonra siyasi diyalog ve uzlaşmadan başka bir yolu yoktur.

Bunun yolu elbette tüm kesimlerin korkularını giderecek modern ve kapsayıcı bir anayasanın yanında, demokratik bir siyasi ortamın hazırlanmasından geçecektir.

Biz Suriye Türkmenleri olarak, Suriye’nin toprak bütünlüğü koşuluyla, bu sürece azami katkı sağlamak için her platformda mücadele edeceğiz.

 

Sizce bir sonraki hükümet Irak’ta olduğu gibi kota hükümeti mi olacak? Irak ile Suriye’deki iki manzara nasıl karşılaştırılabilir? 

Biz Suriye Türkmenleri olarak, kota hükumetinin çok başarılı sonuçlar verdiğini görmüyoruz, nitekim bu yönetim biçiminin Irak’ta ve ondan önce Lübnan’da çok olumlu sonuçlar verdiğini söylemek mümkün değildir. Biz anayasa çalışmalarımızı bu yaklaşımla yürütmek istiyoruz, ancak şunu vurgulamakta yarar var, eğer süreç bizim istemediğimiz ve tasvip etmediğimiz bir zeminde ilerler, ve irademiz dışında kota sistemi uygulanırsa, elbette biz de Suriye’nin önemli bir etnik unsuru olarak Milletimizin hakkından feragat edemeyiz.

 

Türkmen silahlı grupları da dahil olmak üzere Suriye silahlı gruplarının unsurları siyasi sürece katılacak mı? 

Teorik olarak, askeri gurupların siyasete dahil olmasının nahoş sonuçlar doğuracağını vurgulamakla beraber, bu müdahalenin kaçınılmaz olduğunu söyleyebilirim, bu durum tarih boyunca böyle olmuştur, savaşıp zafer elde edenler bir sonraki yönetimde etkili olurlar, ancak Suriye’de sivil siyasi hareket çok köklü ve güçlüdür, muhtelif toplumsal bileşenler ve ideolojik akımlar vardır, bu zengin sosyal ve kültürel yapı sayesinde siyaset zamanla sivilleşecek ve askeri gurupların etkileri azalacaktır, bu sürecin ne kadar devam edeceğini halkımızın mücadele yoğunluğu tayin edecektir.

 

Sayın başkan, siyasi çalışmalarınıza dayanarak, Türkmenlerin Suriye’deki siyasi faaliyetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Suriye Türkmenleri, Osmanlı sonrası iktidara gelen müteakip hükümetler döneminde, Osmanlı bakiyesi olarak tasvir edilerek, her zaman ötekileştirildi, ve asimile edilmesi gereken unsur olarak değerlendirildi,  Baas Partisi ve Hafız Esed yönetimi bu asimilasyon politikalarını zirveye çıkararak adeta Türkmenlere kültürel savaş başlattı, Suriye Tarihinde çok büyük rol oynayan Türk hükümdarları ya kötü gösterdi, ya da Türk olduğunu söylemedi, Türkmenlerin Milli bilinçlerini canlandıracak herhangi bir faaliyete müsaade etmedi, buna politikalara karşı çıkan aydınlarımızı zindanlarda sindirmeye çalıştı.

Tüm bu uygulamalar nedeniyle, Suriye Türkmenleri 2011 ayaklanmasında en ön saflarda yer alarak hem sahada hem de siyaset arenasında yer edindi, bu nedenle Suriye halk ayaklanması bizim için siyasi çalışmaların anahtarı mahiyetindedir, bu süreçte Partiler, Dernekler, Askeri guruplar, ve Türkmen Meclisi kurduk.

Suriye rejiminin yıkılmasıyla birlikte, yepyeni bir süreçle karşı karşıya olduğumuzun bilincindeyiz, geçen 13 yıl zarfında edindiğimiz bilgi ve birikimlerin bundan sonraki dönemde faydalı olacağına inanıyorum.

 

Suriye’deki Türkmen halkının önümüzdeki siyasi sürece katılımından söz edilebilir mi?

Suriye Türkmenleri, geçen yüzyıl boyunca yaşamış oldukları acıları hiç bir zaman hafızalarından silmemelidir, zira bu acıların tekrar yaşanmaması için en elzem şart budur.

Bu acı maziden yola çıkarak mücadele etmeleri gerekiyor, aralarındaki birleştirici unsurları çoğaltıp, ayrımcılığı minimize etmeliler, Türkmen’in onurunu ve hakkını koruyacak tek hedef ve tek mefkure etrafında toplanmalılar.

Suriye Türkmen Meclisi başta olmak üzere, tüm siyasi kurumlarımızın önümüzdeki anayasa sürecini birlik içinde, omuz omuza vererek yürütmeleri gerekiyor.

Suriye Türkmenlerinin olmazsa olmazı, ve tek kurtuluş yolu işte bu dayanışma ruhu ve anlayışıdır.

 

Suriye’nin bölge ülkeleriyle ilişkileri açısından Suriye siyasi sahnesini nasıl okuyorsunuz? 

Suriye, coğrafi konumu itibariyle bölgemizin çok önemli ülkelerinden birisidir, aynı zamanda Suriye halkının komşu ülke halklarıyla akrabalık, komşuluk, din kardeşliği açısından güçlü ilişkileri vardır, bu nedenle, Suriye’de yaşanan gelişmeler bölge halklarının tümünü etkilemektedir, nitekim on yıla aşkın süredir devam eden Suriye halk ayaklanması tüm bölge ülkelerini derinden etkilemiştir.

Suriye’de yaşanan son gelişmeler ve Esed rejiminin düşmesi, Suriye için olduğu gibi, tüm bölge ülkelerinin istikrarı açısından çok büyük önem arz etmektedir, bu nedenle, tüm komşu ülkeler Suriye’de olumlu rol oynayarak bu ülkenin bir an önce siyasi istikrara erişmesi için çaba göstermelidir.

 

Uluslararası siyasi haritayı çizersek Suriye’nin bu haritadaki konumunu nerede bulacaksınız? 

Bildiğiniz üzere, Suriye Devleti kendi içinde uzun yıllardan beri diktatörlükle yönetilen, siyasi hayatın Baas Partisi tekelinde olduğu antidemokratik bir biçimde yönetiliyordu, dış ilişkilerinde ise, İran’dan başlayıp Lübnan’a kadar uzanan sözde “Direniş ekseni” ittifakının önemli halkasını oluşturuyordu, bu sebeple Suriye, dünya ülkeleriyle düzgün ilişkiler kuramıyor, sürekli komşularıyla sorun yaşamaya devam ediyordu. Bundan sonraki dönemde, Suriye’nin bu tür terör eksenlerinden uzaklaşarak, modern dünyanın bir parçası haline gelmelidir, siyasi istikrarını sağlamış, komşularıyla saygı ve ortak çıkarlar çerçevesinde ilişkiler kuran, insan haklarına değer veren, demokratik sistemi özümsemiş bir ülke olarak uluslararası sistemde yerini almalıdır.

 

Türk hükümetinin, Esad rejiminin baskılarından kaçan milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yapan Suriye halkına verdiği desteği ve Suriye’de istikrarın sağlanmasına yönelik siyasi desteğini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Türkiye, Suriye’de halk ayaklanmasının başladığı ilk günden beri Suriye halkının demokratik taleplerinden yana olmuş, Suriye rejimini reform yapmaya ikna etmeye çalışmıştı, fakat rejimin halk taleplerine ve Türkiye’nin tavsiyelerine kulak tıkaması neticesinde olaylar patlamış ve kanlı bir iç savaşa dönüşmüştü, rejim katliamlarından kaçan Suriye halkı bölge ülkelerine sığınmış, ve Türkiye bu göçler içinde en büyük yükü kaldırmıştır. Geldiğimiz noktada, Suriye halkı,  rejimi düşürmeyi başarmış ve ülkesini zulümden kurtarmıştır ve artık ülkesine dönmeye hazır hale gelmiştir.

Suriye Halkı olarak, insanlık vicdanını temsil eden, ve milyonları ölümden kurtaran Türk halkına, ve Türk devletine sonsuz teşekkür ve minnettarlığımızı sunuyorum.

 

Şam’da HTŞ tarafından geçici hükumet kurulması sonucu, Ulusal koalisyona bağlı olan Geçici hükumetin akıbeti ne olacaktır?

Bugüne kadar, Suriye muhalefetini temsilen iki hükumet vardı, birisi meşru muhalefetin temsilcisi olan Ulusal koalisyona bağlı geçici hükümet, ve diğeri HTŞ’ye bağlı kurtuluş hükumeti idi, ancak HTŞ öncülüğünde Halep ve Şam gibi büyük şehirlerin alınması, Htş’nin elini güçlendirdi ve Şam’da eski Başbakan’dan yönetimi devraldı, ancak bundan sonraki süreçte, uluslararası camianın tutumu belirleyici olacaktır. HTŞ’nin terör listesinden çıkarılması durumunda kurmuş olduğu hükumet tam meşruiyeti ele alacak ve diğer geçici hükumeti devre dışı bırakacaktır.

  • Related Posts

    Galatasaray’da Samsunspor maçı hazırlıkları başladı

    Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında 2 Mayıs Cumartesi günü deplasmanda Samsunspor ile yapacağı maçın hazırlıklarına başladı.

    Trabzonspor kalmasını istemişti: Manchester United, Onana’nın bonservisini belirledi!

    Son dakika haberleri. İngiltere Premier Ligi takımlarından Manchester United, Kamerunlu kaleci Andre Onana’nın bonservisini belirledi.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdığınız Haberler

    Trabzon’da yağmurla birlikte çakan şimşekler gökyüzünü aydınlattı

    • By
    • Mayıs 28, 2026
    • 3 views
    Trabzon’da yağmurla birlikte çakan şimşekler gökyüzünü aydınlattı

    Zonguldak’ta cezaevinde rahatsızlanan 5 hükümlü ve tutuklu hastaneye kaldırıldı

    • By
    • Mayıs 28, 2026
    • 3 views
    Zonguldak’ta cezaevinde rahatsızlanan 5 hükümlü ve tutuklu hastaneye kaldırıldı

    Zonguldak’ta cezaevinde mide bulantısı şikayetiyle 18 hükümlü tedavi altına alındı

    • By
    • Mayıs 28, 2026
    • 4 views

    Zeytinin kilosunu 50 TL’ye sattı

    • By
    • Mayıs 28, 2026
    • 3 views
    Zeytinin kilosunu 50 TL’ye sattı

    Giresun’da otomobil dereye uçtu: Karı-koca hayatını kaybetti

    • By
    • Mayıs 28, 2026
    • 4 views

    Bakan Yumaklı, üreticilerin elinde kalan kurbanlıkların ESK tarafından satın alınacağını bildirdi Açıklaması

    • By
    • Mayıs 28, 2026
    • 2 views