Bir insan bilmeden birçok şeyi yapar bilmez detayını ama alışkanlıktır onu yapar. Bazen bu yaptığından kendisine fayda sağlarken bir başkalarına zarar verebiliyor bunun zararlı olduğundan kendisinin de haberi olmuyordur çünkü yaptığı şeyin detayını bilmemek, ezbere gitmek olabilir. Genellikle araştırmayız. Yaptığımız birçok işte bu böyledir. Özellikle şu elimizdeki telefonlar, tabletler, bilgisayarlar ve televizyonlar bizlere maalesef çok yanlış düşünceleri iyi gösteriyorlar. Yanlış insanları dürüst gösteriyorlar, biz onları ne görüyoruz dürüst iyi görüyoruz ama işin özünde onlar iyi de değiller, düz de değiller. Ne olduk şimdi biz, ezberci olduk. Sadece o mecranın dediğine inandık araştırma zahmetinde bulunmadık.
Siyasetçiler halkı, insanları çok etkisi altında almakta bu uzun zamandan beri böyledir. Siyasetçilerin dışında bu işi pek yapan yok çünkü en büyük kalabalıklara siyasetçiler hitap ediyorlar, o yüzden karşısındaki halka en çok siyasetçiler etki ediyor. Siyasetçinin ne dediğine bakıyor halk, yaptığına değil. Günümüzde böyle elli yıl önce de böyleydi yüz yıl önce de böyle idi. Bu gelenek galiba bu gidişle hiç bozulmayacak. Burada siyasetçileri suçlamıyorum, yine suç bizde halkta. Bir siyasetçi veya bir yönetici ya da bir işveren her kim olursa olsun eğer bize yaptığımızın işin içinde uğraştığımız şeyin dışında bir şeyler anlatıyorlarsa o konuyu iyice araştıralım onun dediğine körü körüne takılmayalım. Doğru da olsa onun doğruluğunu biz araştırarak bulalım, doğru diyorsa peşinden gidelim yok dedi biz araştırdık yalan çıktı yamuk çıktı başka yere çekiliyor o zaman en azından peşine gitmeyiz. Ama öyle bir halk olduk ki kim yalancı kim düzenbaz hep bunların peşine gider olduk, bu da araştırmıyoruz o yüzden oldu.
Bilmeden inanmak tam olarak bir konu hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz ama söylenene inanıyorsunuz doğal bir şey olması gereken bir şey bilgiyi yoksa nasıl öğreneceğiz? Birileri anlatacak biz de dinleyeceğiz ya da okuyacağız, araştıracağız bu okuma ve araştırma bizde eksi olduğu için söylenene inanacağız. Bu söylenenlerin de söyleyenin kim olduğuna bakacağız zihniyetine bakacağız bugün o kişinin zihniyeti bugün size yakın olabilir yarın ne getireceğini bilemezsiniz bugün ölümüne savunduğunuz bir davanızın yarın karşısında olabilirsiniz inanmak meselesi inanmak da teslim olmakta teslim olmak da kanaat getirmekte o da araştırmaktan geçer.
Sonuca gelirsek şunu demek istiyorum, özellikle televizyonlarda konuşulanlara pek inanmayınız burada bir şeyler anlatmaya çalıştım ama çok özet anlattım çok üstü kapalı anlattım siz anladınız zaten ne demek istediğini biraz da okuyun diye araştırın diye böyle biraz üstü kapalı yazdım. O yüzden sosyal medyanın olsun televizyonun olsun bize yön vermesine müsaade etmeyin. Aklıselim düşünelim geçmişteki örneklere bakalım. Geçmişini bilmeyen geleceğe yön veremez. Sağlıcakla kalın hoşça kalın, dostça kalın, var olun.





