Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen, Angola’nın sulama altyapısı, depolama, lojistik ve gıda işleme alanlarında önemli yatırım ihtiyaçları bulunduğunu belirterek, “Türkiye ise sulama sistemleri, tarım makineleri, hayvancılık ve gıda işleme sanayisinde önemli bir kapasiteye ve tecrübeye sahiptir.” dedi.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen “Türkiye-Angola Günü Tarım ile Petrol ve Gaz Alanlarında Yatırımların Geliştirilmesi Programı”nda iki ülke arasında özellikle tarım, enerji, madencilik ve altyapı alanlarında işbirliğinin artırılması hedefi öne çıktı.
Programda konuşan Gümen, etkinliğin tarım, gaz ve petrol alanlarında yatırımların geliştirilmesine odaklanmasını son derece anlamlı bulduklarını söyledi.
Türkiye ile Angola arasındaki ilişkilerin son yıllarda önemli ivme kazandığını belirten Gümen, karşılıklı üst düzey temasların artması, ekonomik ilişkilerin gelişmesi ve özel sektörlerin birbirlerine olan ilgisinin güçlenmesinin geleceğe yönelik olumlu bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti.
Tarım sektörünün bu ilişkilerin en stratejik alanlarından biri olduğuna işaret eden Gümen, “Çünkü tarım gıda güvenliği, kırsal kalkınma, sosyal istikrar ve ekonomik sürdürülebilirliğin temelidir. Özellikle son yıllarda yaşanan iklim değişikliği, tarım sektörünün stratejik önemini tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.” dedi.
“Çok güçlü bir işbirliği zemini bulunduğuna inanıyoruz”
Gümen, Angola’nın sahip olduğu geniş tarım arazileri, güçlü su kaynakları, uygun iklim koşulları ve genç nüfusuyla Afrika kıtasının en yüksek tarımsal potansiyele sahip ülkelerinden biri olduğunu vurgulayarak, “Ancak biliyoruz ki aynı zamanda sulama altyapısı, kanalizasyon, depolama, lojistik ve gıda işleme alanlarında önemli yatırım ihtiyaçları da bulunmakta. Türkiye ise sulama sistemleri, tarım makineleri, hayvancılık ve gıda işleme sanayisinde önemli bir kapasiteye ve tecrübeye sahiptir. Bu nedenle Türkiye-Angola arasında özellikle tarımsal üretim, sulama alanları gibi birçok alanda çok güçlü bir işbirliği zemini bulunduğuna inanıyoruz.” diye konuştu.
İki ülke arasındaki işbirliğinin önemine dikkati çeken Gümen, “Özellikle Türk özel sektörünün Afrika’da artan tecrübesi, dinamik üretim yapısı ve yatırım kapasitesi dikkate alındığında Angola’nın yalnızca bir ticaret partneri değil, aynı zamanda ortak üretim, bölgesel açılım merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
DEİK Başkanı Nail Olpak, iş dünyasının Kuzey Yıldızı DEİK olarak 41 yıldır tüm dünyaya yayılmış 153 iş konseyiyle faaliyet gösterdiklerini belirterek, “Bunlardan 48 adedi Afrika kıtasında ve Türkiye-Angola İş Konseyimiz de 2011 yılından beri faaliyette bulunuyor. Her iki ülkenin toplam GSYH’sine baktığımızda 1 trilyon 750 milyar dolarlık bir büyüklük var. O büyüklük içindeki şu anda geldiğimiz ikili ticaret hacmi çok fazla yeterli değil. O zaman görev daha fazla biz iş dünyasına düşüyor. Önümüzü açacak olan sayın devlet yetkililerimize ve bakanlarımıza düşüyor. Onlar bize yardımcı olacaklar.” dedi.
Angola’nın 58 milyon hektar tarıma elverişli araziyle Afrika’nın en büyük tarım potansiyeline sahip ülkelerinden biri olduğunu ifade eden Olpak, “Ancak bu arazilerin belirli bir kısmı, az bir kısmı işleniyor. Sulanabilir arazilerde de öyle. 2023-2027 Ulusal Kalkınma Planı ve Angola 2050 Stratejisi’ne baktığımızda burada bir dönüşüm hedefleniyor. Türkiye’de de elbette bunu sağlayabilecek tarım makinelerinden sulama teknolojilerine, soğuk zincire kadar çok önemli bir altyapı var. Buna, Angolalı dostlarımızın bu ihtiyaçlarına, ortaklıklarla birlikte cevap verebileceğimize inanıyorum.” şeklinde konuştu.
“820 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmine sahibiz”
Olpak, Türkiye’yi Batı Avrupa ile Çin arasındaki en önemli üretim, yatırım ve teknoloji üssü olarak ifade ettiklerini belirterek, “820 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmine sahibiz. O zaman Angolalı dostlarımızı olabildiği ölçüde bu güzel ülkeye yatırım yapmaya davet ediyorum.” şeklinde konuştu.
DEİK Türkiye-Angola İş Konseyi Başkanı Halil Enes Olpak ise bugünkü etkinliğin genel bir çerçevenin ötesinde, tarım, madencilik, petrol ve doğal gaz sektörlerinde Türk ve Angolalı paydaşların gerçekleştirecekleri sunum ve panellerle bilgi ve deneyim paylaşımına imkan tanıdığını, toplantıda ele alınacak konuların ise ilgili sektörlerde değer zinciri boyunca işbirliği fırsatlarının daha somut bir şekilde ortaya konmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Olpak, şöyle konuştu:
“Türkiye ile Angola arasındaki ekonomik ilişkilere baktığımızda, 2025 yılında ikili ticaret hacmimiz 126 milyon dolara ulaşmış olup, özellikle makine, enerji, gıda, tarım ve altyapı alanlarında önemli bir işbirliği potansiyeli bulunmaktadır. Bu tablo, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da çeşitlendirilmesi ve karşılıklı yatırımların artırılması açısından güçlü bir zemin oluşturmaktadır. Angola’nın ekonomik çeşitlendirme hedefleri doğrultusunda tarım sektörü stratejik öncelikler arasında yer almaktadır. Sulama, mekanizasyon, depolama ve gıda işleme alanlarında yürütülen çalışmalar, Türk firmaları için Angola firmaları ile yapacakları çalışmalarda önemli fırsatlar sunmaktadır.”
Angola’nın güçlü petrol, doğal gaz ve maden rezervleriyle Sahra Altı Afrika’nın önemli enerji üreticilerinden biri olduğuna dikkati çeken Olpak, “Enerji sektörü, ülke ihracatının yüzde 87’sinden fazlasını oluşturmaktadır. Son dönemde offshore sahalarda gerçekleştirilen yeni doğal gaz keşifleri de Angola’nın yalnızca petrol değil, doğal gaz alanında da küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olma hedefini desteklemektedir. Bu çerçevede enerji, doğal gaz, petrol, madencilik, tarım ve altyapı alanlarında Türkiye ile Angola arasında geliştirilecek ortaklıkların, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri daha ileri seviyelere taşıyacağına ve uzun vadeli stratejik işbirliklerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” diye konuştu.
Angola Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Joao Salvador dos Santos Neto, bugün Angola ile Türkiye arasında ekonomik anlamda yeni ilişkilerin başlamakta olduğunu belirterek, “Türkiye sahip olduğu güçlü ekonomik potansiyel, bilgi birikimi, teknik ve teknolojik kapasitesi sayesinde Angola’nın ulusal kalkınma planı çerçevesinde son derece önemli bir iş ortağı olarak görülmektedir. Türk iş insanları şunu biliyor ki Angola’da verimli tarım arazileri bulunmakta. Stratejik olmakla birlikte pek çok değerli maden bulunmakta ve zengin balıkçılık potansiyeli var. Dolayısıyla önümüzdeki temel görev, bu kaynakların sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi ve halklarımız için faydaya dönüştürülmesidir.” ifadelerini kullandı.


